Kürşat Yılmaz

0

kursat-yilmaz-kimdir-1

12 Eylül Darbesi öncesinde Ülkücü Gençler Derneği (ÜGD) ‘nde yetkili kişilerden olan Kürşat Yılmaz, daha sonraki yıllarda çek – senet tahsilatı işine girdi. Resmi kayıtlardaki ilk suçu sahte piyango bileti basmaktır. Bu suçundan kısa bir zaman sonra güvenlik güçleri tarafından enselendi.

Kürşat Yılmaz, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Özel Kalemi’nde çalışan Polis Memuresi Tülay Çetin‘le sürpriz bir evlilik yapmasıyla tekrar adını duyurdu. Yine kısa bir süre sonra ismi iki cinayete karıştı ve cezaevinde bulunduğu dönemde özel izinle evlenen Yılmaz’ın adı ilk olarak Banker Kastelli olarak bilinen Cevher Özden’i topuğuna sıkması olayında gündeme geldi.

Yılmaz’ın adının karıştığı en büyük olay 1992 yılbaşı gecesi yılbaşı akşamı Çakıl Gazinosu’nda işlenen Ayanoğlu cinayeti oldu. Kürşat Yılmaz, “Kısmetim 1″ gemisiyle bu davada 5 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırılan Derya Ayanoğlu’nun babası armatör Osman Ayanoğlu’nu adamı Yavuz Kaşıkçı’yı öldürtmek suçundan yakalandı. Ancak bağlantılı olduğu yetkililerin devreye girmesiyle delil yetersizliğinden serbest bırakıldı. 1992′de Kayhan Güvelioğlu cinayetini işleyen Kürşat Yılmaz, 19 yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı. Bayrampaşa Cezaevi’nden Çanakkale Cezaevi‘ne sevkedilen Yılmaz, 1994′te hastaneye giderken firar etti. Dört ay sonra yakalanıp yeniden Bayrampaşa cezaevine gönderildi. Daha sonra Sinop ve Ünye kapalı cezaevi ve Ünye – İskilip yarı açık cezaevlerini dolaştı. Bu ara kızı kaçırıldı.

Yılmaz, Boldavin yarıaçık cezaevi’ne gönderildikten bir süre sonra Devlet Hastanesi’nde tedavi görürken 14 Şubat 1997′de, yeni evlenen kızı Ülkü Gümgüm, eski nişanlısı kaçak polis memuru Dursun İri ve arkadaşlarınca kaçırıldı. Bu olayın hemen ardından İri’nin iki kardeşinin Gebze’de öldürülmesi, gözlerin yine Yılmaz’a çevrilmesine neden oldu. Yılmaz suçlamaları reddederken Dursun İri, Boldavin’de yakalandı. İri’nin intikam almaya gittiği öne sürüldü.

Yılmaz, Mart 1997′de yargılandığı mahkemede 16 yıl ceza aldığı gün, tedavi görmekte olduğu Boldavin Devlet Hastanesi’nden de kaçtı. Polisin firardan bir saat 40 dakika sonra haberinin olması ortalığı karıştırdı. Antalya’nın Kaş ilçesinde yakalanarak Bayrampaşa ve ardından Burdur E Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderilen Yılmaz, Şubat 1998′da üçüncü kez firar etti. Yılmaz’ın firarına Titan yöneticisi Kenan Şeranoğlu’nun yüklü miktarda para vererek yardımcı olduğu öne sürüldü. Yılmaz’ın Kuşadası eski Belediye Başkanı Lütfü Suyolcu’yu öldürtmesiyle ilgili Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği 16 yıl ağır hapis cezasını az bulan Yargıtay, kararı bozdu. 4 kez kaçtı, sonunda yakalandı.

Dördüncü kez gerçekleştirdiği kaçış denemesinin sonunda 25 Temmuz 1998 yılında Bulgaristan’ın Varna şehrinde kaldığı hotel odasında tekrar yakalandı. Varna Emniyet Müdürlüğü’nde gözaltında alınan Kürşat Yılmaz, Varna Kapalı Cezaevi’nde bir vakit tutuklu kaldı. 17 Nisan 1999′da Türkiye’ye iade edilen ve Kartal Özel Tip Kapalı Cezaevi’ne konulan Yılmaz, 15 Temmuz 1999′da Kuşadası eski Belediye Başkanı Lütfi Suyolcu’yu öldüren tetikçi Fırat Erdoğan’ı azmettirdiği gerekçesiyle suç ortağı Yavuz Kaşıkçı’yla birlikte ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

Duruşmada; “Cezaevinde suçsuz olarak yatıyorum. Suyolcu’yu tanımam. Aynı davada yargılanan Ömer Oral, Alaattin Çakıcı’nın adamıdır. Bu komplodur. Ben Hepatit C hastasıyım. Kendimi acındırmak istemiyorum. Cinayette azmettirici olduğum ispatlanırsa kellemi veririm. Tahliye benim hakkım. Benim 3 – 4 trilyonluk servetim var. Bu serveti ailemden aldım. Niçin 3 – 5 milyar lira için adam öldürteyim” demişti.

Paylaş.