Alaattin Çakıcı

10

alaattin-cakici-kimdir-1

Türkiye’nin en büyük mafya babalarından Alaattin Çakıcı, 1953’te Trabzon’un Arsin – Fındıklı köyünde doğdu.

Trabzon’da yaşarken, Babası Ali Çakıcı’nın kan davası münasebeti ile henüz çocukken ailesi üyeleriyle beraber İstanbul’a göç etmek zorunda kaldı. Babası İstanbul’da ”Karadenizliler mekanı” olarak bilinen Gültepe semtinde ev kiraladı ve aile burada yaşamaya başladı. Babası Ali Çakıcı bir kıraathane dükkanı açarak işletmeye başladı ve o dönemin Laz kabadayıları Ali Bozdoğan ve Tahsin Çakıroğlu ile arkadaş oldu. Alaattin Çakıcı ise o senelerde Şişli’de ülkücü grupların içine karıştı. Zaten babası Ali Çakıcı’da milliyetçi bir insandı ve oğluna destek oldu. Babası işyerinde 1984′te öldürüldü.

Çakıcı’nın suç dosyası 1970 yılında açıldı. 17-18 yaşlarında iken bir İETT görevlisini bıçakla yaralama olayına karıştı. Alaattin Çakıcı’nın hayatındaki ilk resmi suç bu’dur. Çakıcı’nın gençliği hızlı başladı ve hızlı devam etti. 18 Eylül 1978‘de amcasının oğlu Necati Çakıcı, semtteki bir grup solcular tarafından kendi dükkanında feci şekilde öldürüldü. Aynı gün kız kardeşi Gamze Çakıcı’yı kurşun yağdıran solcu grup, üstüne benzin döküp yakmak istedi ama kız kardeşi Gamze şans eseri bu iki inanılmaz olaydan sağ kurtuldu. Bu olaylardan 1 sene sonra ise Çakıcı’nın kendisi de 5 kurşun yedi ama aynı kız kardeşi gibi şans eseri ölmedi.

1980 yılında amcası Ali Çakıcı’nın öldürülmesiyle Alaattin Çakıcı’yı fazlasıyla etkilemişti ve artık durdurmak mümkün olmamıştır. Amcasının ölümünden sonra Dev-Sol başkanları Dursun Karataş ve İbrahim Bingöl ikilisine çok büyük kin besledi. Bu kızgınlığının 41 kişinin ölümüne sebep olduğu söylenmektedir. 1982 yılında iyice kendini yeraltı dünyasında bulan Çakıcı, ilk olarak ”kumar borcu tahsilatı” işine kalkıştı. Bunlarla yetinmeyip işadamlarından haraç almaya başladı.

1984 yılında çek-senet işlerine girdi. Bu faaliyetleriyle artık iyice büyük bir mafya babası olma yolunda adım adım ilerleyen Alaattin Çakıcı, adından sıkça bahsettirdi. Yalnız bu faaliyetlerini sürdürürken aynı zamanda ”ülkücü” kimliğiyle de ön plana çıkmak istiyordu.

Eski karısı Uğur Çakıcı’nın Bursa’daki cinayet emrini verdiği gerekçesiyle güvenlik güçleri tarafından aranan Alaattin Çakıcı, ayrıca canlı yayında Doğru Yol Partisi Genel Başkanı Tansu Çiller’le ilgili yaptığı açıklamalarıyla Flash TV’nin çeşitli kişiler tarafından basılmasına sebep oldu.

Çakıcı Ankara’da ünlü eğlence yerlerinde çeşitli haraç baskınları yaparak kazandığı ”ülkücü mafya” namını sürdürmek niyetindeydi. Zamanının tehlikeli mafya babaları Haydar Koç, İdris Özbir (Kürt İdris) ve İnci Baba gibi şahsiyetler ise Alaattin Çakıcı’yı sadece izlemekle yetiniyordu. Çünkü o dönemde yapacakları fazla birşey yoktu. Alaattin Çakıcı, Milli İstihbarat Teşkilatı ile bağlantıyı kurmuştu ve irtibatlanmıştı. Bundan mütevellit 1987 yılında ”Babalar Operasyonu” olarak bilinen ve yürütülen operasyonlarda Türkiye’nin önde gelen mafyaları gözaltına alınırken Çakıcı elini kolunu sallaya sallaya kulüplere baskın yapmaya devam ediyordu.

Milli İstihbarat Teşkilatı’nın adamı Süleyman Seba’nın 1984 yılında Beşiktaş kulübüne başkan seçildikten sonra güvenliğini Alaattin Çakıcı’ya emanet etmesi aslında bu işin 1987 öncesinden bağlandığını net olarak gösteriyordu. Borsacı Adil Öngen’i yaralama, Pamukbank Genel Müdürü Burhan Karaçam’a yönelik büyük namlu silahla saldırı mevzusu, Emin Cankurtaran’ın vurulması, Cavit Çağlar’a yönelik suikast girişimi, Engin Civan’ın vurulması olaylarının azmettiricisi olarak suçlanan Alaattin Çakıcı, kendisi gibi yeraltı dünyasının ünlü isimlerinden Nurullah Tevfik Ağansoy’un öldürülmesi olayında da azmettirici olarak aranmaya başladı.

Bu suçlamalardan daha fazla kaçamayan Çakıcı, 1992 yılında gizli güçler tarafından hazırlanan sahte pasaport ile yurtdışına kaçtı. Bu dönemde ismi Susurluk Skandalı’nda da çokça geçmiştir.

Tam 41 cinayetten sorumlu tutulan Alaattin Çakıcı, 17 Ağustos 1998′de Fransız polisinin düzenlediği bir operasyon ile Nice şehrinde bir otelde kişisel koruması Muradi Güler ve sanatçı Selçuk Ural’ın kızı olan sevgilisi Aslı Ural’la birlikte yakalandı.

Çakıcı’nın yakalanmasından sonra ortaya çıkan kasetteki görüntüler, ANAP zamanında görev yapan Devlet Bakanı Eyüp Aşık’ın istifasına neden olurken, Aşık ile birlikte Alaattin Çakıcı’ya kaçması için uyardığı iddia edilen DYP partisinde görev yapan Meral Akşener, Milli İstihbarat Teşkilatı görevlisi Yavuz Ataç ve Bursalı işadamı Erol Evcil de suçlandı. Aynı zamanda gazeteci Hıncal Uluç’u yaralamaya azmettirmek suçunda da yargılandı.

Fransa’da güvenlik güçleri tarafından tüm iletişim araçlarından yoksun bir odada tutulan Çakıcı, 14 Aralık 1998‘de kendi isteği ile şartlı iade ile Fransa’dan Türkiye’ye getirildi. Türkiye’ye giriş yaptığı günde itibaren Kartal Cezaevi’nde cezasını çeken Çakıcı da Kandıra F tipi cezaevi’ne sevk edildi. Burada tek kişilik bir odaya konan Alaattin Çakıcı, sıkıntısını gidermek için cezaevi görevlilerinden bir muhabbet kuşu istedi. Çakıcı cezasını çekerken zamanının büyük bölümünü muhabbet kuşuyla değerlendirdi.

Paylaş.

10 yorum

  1. serhat tarafından

    Ulan mafyamı kaldı artık türkiyede..10 sene önce Polat Alemdar bütün mafyayı bitirdi çok şükür ülkemizde..Kan emicilerin hepsini mezara yolladı..

    • Savas Koc tarafından

      Bunu cidden söylüyorsan yazık..polat alemdar kim hayali kolpa bi karakter
      memleketteki denyoları uyutmak icin sacma bi dizi kurtlar vadisi

  2. ahmet yazıcı tarafından

    Admin bu bilgiler 2013 yılına ait. insanların daha yeni ve gerçekçi bilgilere sahip olması için bilgilerini güncellemen lazım

  3. Kadir tarafından

    Babaların harbi babası kabadayısı allahım inşallah kısa zamanda cezaevinden çıkmasını nasip eder karadenizli güzel insan aladdin abim benim