Abdullah Çatlı

3

abdullah-catli-kimdir-1

Geçmişte iz bırakmış en büyük mafyalardan Abdullah Çatlı, 1 Haziran 1956’de Nevşehir’de dünyaya gelmiştir. Uyuşturucu taciri ve kontrgerilla mensubu olarak nam salmıştır. Ülkücü mafya lideri olarak bilinir.

1977 yılında Ülkü Ocakları Ankara İl Başkanlığı’na seçilmiştir. İl Başkanlığı’ndan 1 sene sonra yani 1978′de Ankara merkezli Ülkücü Gençlik Derneği Genel Başkanlığı görevine getirilmiştir. Aynı sene içerisinde Hacettepe Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapan Doç. Dr. Bedrettin Cömert cinayetinin faili olarak Ankara 5. Sulh Hukuk mahkemesince hakkında tutuklama kararı çıkarıldı. Bu kararın sonrasında fazla saklanamayan Abdullat Çatlı, 23 Ağustos 1978′de Sakarya’da güvenlik güçleri tarafından yakalandı ve gözaltına alındı. Ayrıca yine aynı yılda gerçekleşen 7 TİP’linin öldürülmesi olayında ‘azmettirici’ ve ‘olayın baş sorumlusu’ olarak, hakkında başka bir dava dosyası açılan Çatlı, olaydan tam 4 sene sonra hüküm giymiştir ama izini kaybettirmeyi başarmıştır.

Abdullah Çatlı bir süre Bulgaristan ve Avusturya’nın Viyana şehrinde hayatını sürdürdü. İsviçre’de istihbarat timleri tarafından ”Mehmet Özbay” ismine ait sahte pasaport ile yakalandı ancak gizli güçlerin devreye girmesiyle yine serbest bırakıldı. Serbest bırakılmasından 1 sene sonra ortaya çıkan belgeler bahsedilen gizli güçlerin çeşitli olaylarda neden Çatlı’ya yardım ettiğini ortaya serer gibiydi; 1983′te Fransa’nın Paris şehrinde MİT yetkilileri ile görüştü ve ASALA‘ya karşı 5 eylemde kullanıldığı Milli İstihbarat Teşkilatı Resmi Belgeler’inde açıkça yazmaktaydı. (ASALA: Ermenistan’ın Kurtuluşu için Ermeni Gizli Ordusu)

Yaşanan tüm bu sürecin sonunda şaşırtıcı bir gelişme yaşandı ve 1984 yılında bu kez ”Hasan Kurtoğlu” ismine ait sahte bir pasaport ile Paris’te Türk İstihbaratı tarafından yakalandı. Tam 7 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 1985′de Papa suikastı davasında tanık olarak mahkemeye çağrıldı ve bilgisi alındı. Oral Çelik’in suikast ile ilgisi olmadığını savunan Abdullah Çatlı, aynı zamanda Mehmet Ali Ağca‘nın Bulgar ajanı olabileceğini iddia etti. Çatlı kısa bir süre Fransa hapisanelerinde cezasını çekerken tekrar gizli güçler araya girdi ve İsviçre’ye gönderildi. 21 Mart 1990 tarihinde Bostadel Cezaevi‘nden kaçtı, daha doğrusu kaçırıldı. 1993 yılında ülkesi Türkiye’ye kesin dönüş yapan Abdullat Çatlı, üstünde taşıdığı ”Şahin Ekli” adına ait sahte pasaport ile gözaltına alındı ama aynı gün içerisinde serbest bırakıldı.

3 Kasım 1996′da Balıkesir’in Susurluk ilçesinde, tüm Türkiye tarafından da bilinen ”Susurluk Skandalı’‘ olayında hayatını kaybetti. Kaza anında Abdullah Çatlı’nın yaralı olduğu ancak JİTEM ajanları tarafından döverek öldürüldüğü de söylentiler arasındadır. Kaza sırasında Çatlı’nın bulunduğu araçta aynı zamanda Gonca Us, Emniyet Müdürü Hüseyin Kocadağ ve DYP Milletvekili Sedat Edip Bucak’ta vardı. Araçtan sadece Bucak sağ olarak kurtulabildi. Bu olay Türkiye siyasi tarihine kara bir leke olarak geçmiştir.

Paylaş.

3 yorum

  1. Rikkoo tarafından

    Yeralti dunyasinin gelmis gecmis en buyuk mafyasidir. Amerika ve Meksika yeralti dunyasiyla guclu baglantilari olan Turkiyenin en korkulan adami… sizin baba dediginiz adamlar bile abdullah catli ismini duyunca ceketini iliklerdi (hatta ” yesil” kod adli mahmut yildirimin cekindigi tek adamdir. ) Asala teror orgutunu bitiren hatta abdullah ocalana irakda (yada suriye) suikast yapan adamdir. ABDULLAH CATLI suikastindam sans eseri kurtuldugunu soyleyen abdullah ocalanin kendisidir..

  2. Reiss tarafından

    Abdullah Çatlı mafya babası uyuşturucu taciri değildir bu devlete hizmet etmiş bi dava adamıdır adam akıllı araştır yaziklar olsun